[ Kurdî   English   Francais                                 PROLETER DEVRÝMCÝLER KOORDÝNASYONU (PDK)  13-04-2026 ]
{ komunistdunya.org }
   Açýlýþ_sayfanýz_yapýn  Sýk_Kýllanýlanlara_Ekle

 Site Menü
   Ana Sayfa
   Devrimci Bülten
   Yazýlar / Broþürler
   Açýklamalar
   Komünist Hareketten
   Ýlerici / Devrimci       Basýndan
   Kitap - Broþür PDF
   Sanat
   Görüþler

 Arþiv - Ara
   Arþiv
   Sitede Ara

 Ýletiþim
   Baðlantýlar
   Önerileriniz

_ _
{ }


_ _
{ Son Yazýlar }
Devrimci ve Demokrat...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Say...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
EMPERYALÝZM VE TÜRKÝ...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrýmcý Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
Devrimci Bülten Sayý...
_ _
{  PDK Devrimci Bülten- Sayý 51 (3) }
| Devrimci Bülten
TÜRKÝYE SOSYALÝST DEVRÝMÝNÝN EKONOMÝK ÇERÇEVESÝ VE JEOPOLÝTÝÐÝ


K.Erdem



1-Türkiye sosyalist devrimi,dünya ekonomisinin köklü ve karmaþýk yapýsý temelinde yükselen çok önemli ulusal,bölgesel ve uluslararasý politik sorunlar ile karþý karþýya kalacaktýr.

2-Ulusal,bölgesel ve uluslararasý politik sorunlar,içiçe geçmiþ durumdadýrlar ve bu durum her birinin bir diðerini etkilemesi ile karakterizedir.

3-Sosyalist devrimin en acil sorunu,ulusal ekonominin yýkýmýna engel olma ve toplumun ihtiyaçlarýný asgari düzeyde de olsa karþýlama olacaktýr.Bu ulusal görevi baþarýyla yerine getirebilmesi için,sosyalist devrimin çok esnek,ince ve akýllý bir politikaya ihtiyacý vardýr.

4-Ulusal ekonominin dinamik ve rekabetçi yapýsýnýn korunmasý, ulusal anlamda derinlemesine; bölgesel ve uluslararasý anlamda da geniþlemesine geliþen bir dizi politikanýn koordineli bir þekilde ele alýnmasýna baðlýdýr.

5-Ulusal ekonominin nitelik deðiþtirmesi ve daha üstün bir üretkenlik düzeyine yönlendirilmesi,hem ulusal hem de bölgesel baðlamda emperyalist politikanýn etkisinin zayýflatýlmasýna baðlýdýr.Bu etkinin zayýflatýlmasý ve belirli bir noktaya kadar da yokedilmesi,üretici güçlerin ileriye doðru serbest geliþiminin belirli bir çerçevesini oluþturur.

6-Ama bu çerçevenin oluþmasý,evrensel süreçler tarafýndan harekete geçirilen evrensel bir ideolojik,politik ve örgütsel taktik ve araçlara olan ihtiyacý da arttýrýr.Emperyalizmin ideolojik,politik,ekonomik ve politik etkisinin daraltýlmasý ancak evrensel çapta güç oluþturabilen bir sýnýf ve hareket tarafýndan gerçekleþtirilebilir ki,bu da komünist hareket ve onun uluslararasý örgütü olan Komintern'den baþkasý olamaz.

7-Türkiye sosyalist devrimi hem içeride hem de bölgede emperyalizmin etki alanýný daraltabilmesi için Enternasyonalist bir politikaya ihtiyaç duyacaktýr. Ancak ulusal ve Enternasyonalist görevlerin ustaca birbirine baðlanmasý, olaðanüstü derecede uyanýk ve akýllý olmayý gerektirmektedir,ki bu görevleri yerine getirecek bir hareket,Ekim Devrimi'nin gerçek bir marksist analizini ve eleþtirisini yapabilen bir hareket olacaktýr.

8-Sosyalist devrimin ulusal ekonominin ihtiyaçlarý noktasýnda ele alacaðý politikalar kaçýnýlmaz bir þekilde onu bölgesel ve uluslararasý sorunlara vede görevlere baðlayacaktýr.

9-Sosyalist devrimin "kendi içine yoðunlaþmasý" ve bu yoðunlaþmanýn biçimi, bölgesel ve uluslararasý sorunlara yaklaþýmýnýn aynasý olacaðýndan dolayý, ulusal sorunlarýn doðru ele alýnýþý,bölgeye yönelecek politik vektörlerin de yapýsýný ve yönünü teþkil edecektir.

10-Bundan dolayý sosyalist devrimin,ulusun ideolojik, ekonomik, politik, hukuksal ve askeri sorunlarýnda doðru bir profil sergilemesi zorunludur.

11-Bu noktada sosyalist devrim,emperyalist ekonomiye karþý olmak ile birlikte,emperyalist ekonominin temellerine karþý zamansýz ve aþýrý hareketlerden özenle kaçýnmalýdýr.Emperyalist ekonominin tarihsel çerçevesini bilimsel bir þekilde ortaya koyabilmeli,onun geliþme dinamiðinin hala daha varolduðu gerçeðini kavrayarak,sermayenin uluslararasýlaþmasýnýn (küreselleþme de denilmektedir) karþýsýnda yeralmaktan ziyade, belirli bir zaman "onun içerisine binerek" kendisini onun yýkýcý etkilerinden korumasýný bilmelidir.Zamansýz bir þekilde emperyalist ekonominin temellerine yapýlacak saldýrý, hem devrimin tecrit olmasýna hem de onun bölgesel ve uluslararasý görevlerini yerine getirmesine engel olacaktýr.

12-Bu noktada sosyalist devrimin en önemli sorunu,emperyalist ve yabancý sermaye karþýsýnda tutum sorunudur.Sosyalist devrimin dünya sosyalist devrimine doðru nitelikli bir þekilde geliþimini ve dönüþümünü garanti altýna almak için ekonomik alanda çok önemli ilke sorunlarýný çözmüþ olmak gerekir.

13-Sosyalist devrim emperyalist ekonominin temellerine zamansýz saldýrý politikalarýndan vazgeçmelidir.Bu noktada emperyalist ve yabancý sermayenin kamulaþtýrýlmasýndan vazgeçilmelidir.Kamulaþtýrýlacak sermaye kesimi yalnýzca Türk iþbirlikçi tekelci sermayesi olacaktýr.Emperyalist ve yabancý sermaye ile Türk iþbirlikçi tekelci sermayesi arasýnda dikkatli bir ayrým yapmak devrimin uzun dönemli çýkarlarý açýsýndan hayati bir öneme sahiptir.

14-Sosyalist devrim yabancý borçlarýn iptali politikasýndan da vazgeçmelidir. Yabancý borçlarýn yeniden düzenlenmesi noktasýnda elindeki bütün manevra imkanlarýný kullanmalýdýr ancak yabancý borçlarýn iptali politikasýndan uzak durmalýdýr.Çünkü böyle bir politika ülkeyi gerekli sermaye stoklarýndan mahrum býrakýr ve sermaye sýkýntýsýna sokar.Bunun sonucunda ülke ekonomisinin yýkýma sürüklenmesi kaçýnýlmazdýr.Onun için yabancý borçlarýn iptali tehlikeli ve yanlýþ bir politikadýr.

15-Yukarýdaki iki ilkenin kaçýnýlmaz sonucu olarak ve dünya ekonomisindeki sermaye hareketlerinin gelmiþ olduðu düzeyden dolayý,dýþ ticaret tekelinin uygulanmasýndan da uzak durulmalýdýr.Dýþ ticaret tekeli gibi bürokratik bir önlem, serbest piyasa ekonomisinin ve onun bir parçasý olan Türkiye ekonomisinin yapýsýyla taban tabana zýttýr.Sosyalist devrim ekonominin kumanda tepelerinin saðlamlaþtýrýlmasýnda ve geliþtirilmesinde baþka araçlara dayanacaktýr.Bunlar genel olarak para ve maliye politikalarýdýr.

16-Bununla birlikte,devrimci iktidar,ekonominin baþka noktalarýnda da dikkatli olmak ve bu süreci desteklemekle yükümlüdür.Yüksek bir üretkenlik yüksek tasarruf (birikim) oranlarýný zorunlu kýlar.Birikim fonlarýnýn ekonominin stratejik amaçlarýna yani dünya piyasasýnda daha rekabetçi bir konum elde etmeye yarayan sektörlere yönlendirilebilmesi için,enflasyonun ve faiz oranlarýnýn emperyalist ülkelerdeki düzeye çekilmesi zorunludur.Çünkü enflasyonun ve faiz oranlarýnýn yüksekliði,birikim fonlarýnýn zamanýndan önce serbest kalmasýna neden olmaktadýr ve bundan dolayý bu fonlarýn gerekli tarihsel rollerini oynamalarýný engellemektedirler.Ekonominin yüksek üretkenlik düzeyi,sermayenin dev boyutlarda merkezileþmesini gerekli kýlmaktadýr ki bu sermayenin birikim boyutlarýnýn geliþmesi ile baðlantýlý bir sorundur.

17-Toplumsal sermaye birikiminin boyutlarýnýn geliþtirilmesi için yapýlmasý gereken en önemli þey,ülkeye giren yabancý sermayenin ezici bir bölümünün daha çok yatýrým sermayesi biçimine bürünmesini saðlamak ve kýsa dönemli sermaye hareketlerinin oranýnýn azami derecede küçülmesini saðlamaktýr. Çünkü kýsa dönemli sermaye hareketleri,faiz oranlarýný yükseltici bir etkide bulunmakta ve zamanla yerli paranýn aþýrý deðerlenmesine ve ithalat oranlarýnýn artmasýna ve ihracatýn ithalata göre daha düþük düzeyde seyir etmesine neden olarak,dýþ ticaret açýðýna vede bundan kaynaklanan yüksek cari açýklara neden olmaktadýr.Yüksek cari açýklar da dünya ekonomisindeki olumsuz ekonomik konjonktür dönemlerinde büyük ekonomik krizlere neden olmaktadýr.Onun için ülke ekonomisi içerisinde bugün ezici bir yere sahip olan kýsa dönemli sermaye hareketlerinin oranýný düþürmek ve yatýrým sermayesinin oranýný yükseltmek için gerekli olan ekonomi politikasý oluþturulmalýdýr. Bunun hemen yapýlamayacaðý açýktýr ve bu politikanýn uygulanma döneminde kýsa dönemli sermaye hareketlerinden taktik olarak yararlanmaya devam edilmelidir.

18-Devrimci iktidar aþýrý popülist politikalardan kaçýnmak zorundadýr.Bütçe disiplini ve denkliði enflasyonun kontrol altýnda tutulmasý noktasýnda önemli bir yere sahiptir.Devrimci mücadelenin yüksek idealleri ve deðerleri, popülist politikalara oldukça açýk ve yatkýndýr.Ekonominin tarihsel üretkenlik düzeyi ve dengesi ile devrimci deðerlerin düzeyi arasýndaki iliþki doðru kurulmalý ve ele alýnmalýdýr.Devrimci iktidar ülke ekonomisinin altýnda kalkamayacaðý bir ekonomik program ortaya koymamaya dikkat etmeli ve iþçi ve emekçileri bu noktada eðitmesini bilmelidir.Ülke ekonomisinin altýndan kalkamayacaðý yüksek harcama ve savurganlýk,bütçe disiplinini ortadan kaldýracaðý gibi enflasyonun azmasýna ve daha önce belirttiðimiz birikim fonlarýnýn,istenilen düzeye ve yöne yönlendirilmesine engel teþkil edecektir.Yani para ve maliye politikasýnýn koordineli bir þekilde ele alýnmasý ve geliþtirilmesi vede üstelik bunun da serbest piyasa ekonomisi koþullarý altýnda yapýlmasý zorunludur.

19-Ülke ekonomisinin daha yüksek bir üretkenlik düzeyine geçmesi ve emperyalist ekonomi ve politika karþýsýnda baðýmsýz pozisyonunu saðlamlaþtýrabilmesi için,yüksek sermaye birikim fonlarýna ihtiyacý vardýr ve bu  fonlar sayesinde ihracat-ithalat dengesizliði giderilerek dýþ ticaret dengesi olumlu kýlýnacak,düþük enflasyon ve faiz oranlarý tutturulacak vede bu sorunlardan kaynaklanan yüksek cari açýk oranlarý düþürülecektir.Ancak bütün bunlarýn olabilmesi için Türkiye'nin uzun yýllar yaklaþýk % 5-10 arasý olacak olan yüksek büyüme oranlarý tutturmasý gereklidir.Ýþte tam da bu noktada devrimci iktidarýn bütün diðer burjuva iktidarlardan farký ortaya çýkacaktýr.

20-Türkiye'nin cari açýk sorununu çözebilmesi,dýþ ticaret dengesinde ihracatýn ithalata baskýn hale gelmesine baðlýdýr.Bu sorunun çözümü de Türkiye ekonomisinin aðýrlýklý olarak tüketim araçlarý üretiminden yüksek teknoloji ve emek yoðunluðu içeren ve dünya piyasasýnda rekabet gücü yüksek olan üretim araçlarý üretimine yönlendirilmesine baðlýdýr.Bu ürünler genellikle þu sektörleri kapsamaktadýr: Uzay araçlarý (uydu ve roketler gibi), hava taþýtlarý (uçak ve helikopter gibi),kara taþýtlarý,cep telefonlarý,taþýnabilir bilgisayar ve biliþim ürünleri,dijital kameralar, radyo ve televizyon yayýn cihazlarý, matbaa makinalarý,para çekme makinalarý, saat sektörü, yazýcý,tarayýcý,fotokopi ve faks makinalarý, yüksek teknoloji içeren týbbi cihazlar (tansiyon, endoskopi, diyaliz,röntgen, tomografi,iþitme cihazlarý ve kalp pilleri gibi) vs. Bununla birlikte cari açýk üzerinde baský oluþturan bazý hammadde ve enerji (petrol ve gaz gibi) kaynaklarý üzerine de önemle eðilmek ve bunlarý ya içeride imal etmeye çalýþmak ya da petrol ve gaz gibi ürünlerin Türkiye üzerinden büyük oranda geçiþini saðlayarak ve bir tür bölgesel enerji kavþaðý oluþturarak bu ürünlerin ülkeye maliyetini düþürmek mümkündür.Bu noktada Türkiye coðrafik anlamda eþsiz bir stratejik yere sahiptir.

21-Türkiye ekonomisinin temel vurgusunun üretim araçlarýna yönlendirilmesi, tek baþýna onun sosyal güçleri ile gerçekleþtirebileceði bir politika deðildir. Bunun gerçekleþebilmesi için,devrimci iktidarýn uluslararasý emperyalist sistem karþýsýnda stratejk olarak doðru konumlanmasý (emperyalist sistem ile taktik taviz ve uzlaþma noktalarý bulmasý) ve bölgede bir çok ülkenin ekonomileri (özellikle de Ýran ve Ýsrail) ile sýký bir ekonomik ve politik entegrasyona gitmesi yani belirli bir geniþlikte ve derinlikte bölgesel pazarý hedeflemesi zorunludur.Ama daha yakýndan bakýldýðý zaman bu durumun ayný düzeyde politik yapýlarý gerektirdiði ve "politik standartlar" eþitlendiði zaman ancak böyle bir ekonomik güç ortaya çýkabilir.Bu sorun bizi enternasyonalizm sorununa ve bu sorunun bölge somutunun özellikler içerisinde doðru ele alýnmasýna ve uygulanmasýna götürür.

22-Devrimci komünist politikanýn görevi,ekonominin bölgesel entegrasyonunun önündeki engelleri ortadan kaldýrmak ve üretici güçlerin emperyalist etkinin dýþýnda serbest geliþimi için gerekli olan politik çerçeveyi oluþturmak ve sürekli kýlmaktýr.

23-Türkiye'deki sosyalist devrimin istikrarý ve geleceði: 1-)Türkiye'nin etrafýndaki bölgelerdeki ülkeleri tek bir bölgesel ve ekonomik organizasyon içerisinde birleþtirme gücüne yani bu ülkelerin iç politikalarýnda komünist ve anti-emperyalist halk hareketlerini geliþtirme ve etkileme gücüne; 2-) Emperyalistleri politik ve asker olarak bu bölgelerden uzak tutma gücü ve yeteneðine; 3-)Baðýmsýz bir enerji politikasý geliþtirme ve bunu bölgesel bir temelde kurma gücüne; 4-)Bölgesel baðýmsýz enerji politikasýna dayanarak, bölgesel devrimin ekonomik yapýsýný dünya piyasasýnda daha rekabetçi bir düzeye yükseltmesine katký yapma gücüne baðlýdýr.

24-Bölgesel ekonomik entegrasyonun büyük oranda üretim araçlarý üretimine doðru yönlendirilebilmesi ve ekonominin bütününün bu ekseni destekleyebilmesi için devrimci iktidarýn baðýmsýz bir enerji politikasý oluþturabilmesi ve ekonominin genelini bu baðýmsýz enerji politikasý temeline oturtmasý þarttýr.Sosyalist devrim emperyalist politika karþýsýnda baðýmsýz bir  duruþ yeteneði saðlayacaðý için,bu baðýmsýz politik karakterin enerji baðýmsýzlýðýnýn geliþtirilmesi noktasýnda kaldýraç olarak kullanýlmasý hem gerekli hem de zorunludur.Devrimci iktidarýn emperyalistler ve bölge devletleri vede politik hareketler ile iliþkilerinin derecesini de bir noktaya kadar bu enerji politikasý belirleyecektir.

25-Devrimci iktidar,TC devleti döneminde baþlatýlan bir çok uluslararasý enerji projesini (Rusya ile geliþtirilen Mavi Akým,Kafkasya ve Orta Asya'dan baþlayýp Türkiye'den geçecek olan Nabucco,Baku-Ceyhan) kabul etmek ve bunlarý daha da geliþtirmekle sorumludur.Bu uluslararasý projelere Ýran petrol ve gazý,Kürdistan ve Irak petrollerinin ve yine Suudi Arabistan petrollerinin Suriye ve Kürdistan üzerinden baðlanmasý ve böylece Türkiye'nin bir enerji kavþaðý (Hub) olarak stratejik olarak güçlendirilmesi zorunludur.Bununla birlikte enerji kavþaðý politikasý baþka enerji biçimlerinin (nükleer, hidroelektrik, rüzgar,güneþ ve bio-kimyasal enerjiler ) geliþtirilmesi ile de desteklenmelidir.

26-Daha yakýndan bakýldýðý zaman, bu bölgesel enerji aðlarýnýn geliþtirilmesi ve birbirine baðlanmasýnýn vede bölgesel ekonomik entegrasyonun önündeki en büyük engelin,bölgeyi sürekli istikrarsýzlýk altýnda tutan ve sosyal ve tarihsel dinamiklerinin geliþmesini engelleyen vede emperyalist siyaset tarafýndan da sürekli çözümsüzlüðe itilen köklü politik sorunlardýr.Bu sorunlar Kafkasya'daki Ermenistan-Türkiye-Azerbaycan sorunu; Türkiye,Ýran,Suriye ve Irak'ý yakýndan ilgilendiren Kürt ulusal sorunu;Türkiye-Kýbrýs sorunu; Ýsrail-Filistin sorunu.Bununla birlikte bölgedeki ülkelerin  rejimleri ezici olarak halk hareketini bastýran diktatör rejimlere dayanmaktadýr. Bölgedeki çok önemli dört ulusal sorunun üçü (Ermenistan,Kürdistan,Kýbrýs) direkt Türkiye'yi,diðeri de (Filistin) dolaylý olarak Türkiye'yi ilgilendirmektedir.Demek ki bölgesel sorunlarýn yumaðý Türkiye'nin iç politikasý üzerinde düðümlenmiþtir.Bundan dolayý Türkiye'de bir sosyalist devrim,etrafýndaki bölgelere çok güçlü politik vektörler çekebilecek ve çok þiddetli politik sarsýntýlara yolaçacaktýr.

27-Ermenistan,Kürdistan,Filistin ve Kýbrýs sorunu,görünmez baðlar ile birbirine baðlanan ve dolaylý olarak birbirini tetikleyen sorunlardýr.Devrimci iktidarýn bu sorunlarý doðru bir siyaset temelinde birbirine baðlamasý ve bölgesel devrimin kaldýracý olarak kullanmasý zorunludur.Bunun için sosyalist devrimin bu sorunlar noktasýnda evrensel ilkeleri doðru benimsemesi ve soruna somutluluðu içerisinde doðru bir þekilde yaklaþmasý zorunludur.

28-Bölgede ulusal sorunlarýn ve diktatör rejimlerin çözülmesini saðlamak için her þeyden önce devrimin kendisinin yüksek bir politik ve örnek niteliðe sahip olmasý zorunludur.Sosyalist devrimin bölgeye yansýmasý herþeyden önce kendi evrensel eðiliminin geliþmesinin sonucunda olacaktýr.Onun için bu devrimin Ekim devriminin yapmýþ olduðu hatalarý kesinlikle yapmamasý gerekmektedir.

29- Sosyalist devrimin ortaya çýkaracaðý politik demokrasinin kapsayýcýlýðý, geniþliði ve yüksek düzeyde politik standartlar ortaya koymasý vede sürekliliðini saðlayabilmesi,uluslararasý emperyalist sistem karþýsýnda yapacaðý  doðru stratejik konumlanmaya ve güç dengelernin doðru analizine baðlýdýr. Uluslararasý güç dengesi daha uzun yýllar dünya komünist hareketinin aleyhine olacaðý için,sosyalist devrim uluslararasý emperyalist sistem karþýsýnda Stratejik Savunmaya denk düþecek bir konumlanmaya sahip olmalýdýr.Bu Stratejik Savunma konumlanmasý,emperyalizme cepheden saldýrmayan ve onlarla taktik taviz ve anlaþma noktalarý arayan esnek bir politikayý gerekli kýlmaktadýr. Bu esnek politika,hem gerekli stratejik zaman aralýðýný oluþturarak zaman kazanmaya yarayacaktýr hem de devrimi aþýrý ve zamansýz politik hareketlerden koruyacaktýr.
30-Sosyalist devrimin bu Uluslararasý Stratejik Savuma biçimi, çok önemli iki politik ilkenin komünist hareketin çýkarlarý ile doðru birleþtirilmesini gerektirmektedir: a-) Politik baðýmsýzlýðýn geliþtirilmesi ve korunmasý için emperyalist güçler arasýnda manevra yapma yani aralarýndaki çeliþkilerden maksimum derece yararlanma; b-)Burjuva demokrasisinin milliyetçi-faþist hareketler tarafýndan zamanýndan önce yýkýlmasýna ve tehdit edilmesine engel olmaya çalýþmak.

31-Devrimci iktidar,emperyalist sistem karþýsýnda doðru politik orantýlarý tutturabildiði ölçüde,iç politikada doðru politik orantýlarý tutturabilir ve koruyabilir.Bu noktada sosyalist devrim,toplumun tarihsel düzeyine uygun olarak ancak sosyalist biçim altýnda farklý özellikte bir burjuva demokrasisi uygulayabilir.Bu burjuva demokrasisi,komünist hareketin ideolojik ve politik hegemonyasý altýnda geliþtirileceði için,emperyalist sistem içinde erimeyen tam tersine onun tarihsel sýnýrlarýný zorlamaya ve aþmaya yarayacak ya da ona götürecek tarihsel bir kaldýraç olarak kullanýlacaktýr. Bir toplum tarihsel olarak burjuva ekonomik  tarihsel aþamayý geçmediði ya da aþmadýðý müddetçe, siyasal biçimin içeriðinin burjuva demokrasisinin öðeleri ile dolmasý kaçýnýlmazdýr.Burada sorun bu burjuva demokratik öðelerin nasýl bir hedef ve araç ile ele alýnacaðý ve kullanýlacaðý sorunudur.Reformlarýn burjuvazinin ve komünist hareketin ellerinde farklý iþlevlere sahip olmasý gibi.

32-Her politik iktidar bir politik güç blokudur ve çeþitli sýnýf ve katmanlarýn oluþturmuþ olduðu bir toplumsal konsesüse dayanýr.Türkiye Cumhuriyeti (TC) devleti de iþbirlikçi tekelci burjuvazisinin bütün katmanlarýnýn oluþturmuþ olduðu ve liberal burjuvazinin de bir kýsmýný yedeðinde bulundurduðu bir toplumsal temele dayanýr.Onun için bu güç blokuna bir güç bloku ile karþýlýk verilmesi zorunludur.

33-Sosyalist devrim,proletaryanýn önderliðinde (hegemonyasý) yarý-proletarya ile ittifak halinde gerçekleþecek bir devrimdir.Bu temelde devlet iktidarýný bu iki sýnýf örgütleyecektir.Ancak bu iki sýnýf,küçük-burjuvaziyi ve liberal burjuvaziyi kendi politik sistemin yasallýðý içerisinde tutma yeteneðini gösterebildikleri ölçüde bu devlet iktidarýný demokratik bir biçimde örgütleyebilir ve birlikte iþbirlikçi tekelci burjuvazinin siyasi eðilimlerini baský altýna alabilir ve onlar üzerinde tahakküm kurabilir.  

34-Bu önlemler genel hatlarýyla kýsaca þöyle olacaktýr: a-) Anayasal vatandaþlýðý, bir ýrkýn,etnik grubun ya da  ulusun belirginliðinden tamamen çýkararak,iþçi sýnýfýnýn tarihsel çýkarlarý etrafýnda tamamen belirleyecektir. Irký,etnik grubu,milliyeti ve ulusu ne olursa olsun,bir vatandaþ toplumsal üretimde tuttuðu yer ve ona yaptýðý katký ölçüsünde sosyal haklara sahip olacaktýr.b-)Ekonominin tarihsel olarak komünist bir düzeye gelmediði bir çað ve toplumda,sermayenin sektörler arasýnda daðýlýmýný,serbest rekabet aracýlýðý ile piyasa yapacaktýr.Bunun dýþýnda devletin bürokratik olarak, piyasayý yok sayarak sektörler arasýnda emek-zamanýný daðýtma giriþimi hiçbir zaman keyfilikten öteye gitmeyecek ve toplumsal sermayenin israfýna ve kayýbýna neden olarak toplumsal geriliðin geliþmesine neden olacaktýr. Onun için ýrký,etnik grubu,milliyeti ve ulusu ne olursa olsun, bireyin serbest giriþim hakkýnýn tek anayasal açýdan deðil ama pratikte de garanti altýna alýnmasý zorunludur.Ekonominin bazý stratejik sektörlerinde devlet ya kýsmi ya da tamamen serbest giriþimi kamu yararý gözeterek dýþlayabilir.Bu durumda bunun hukuki çerçevesi doðru gerekçelere dayanarak ve açýk bir þekilde toplum önünde belirtilmelidir.c-) Serbest giriþim hakkýnýn garanti altýna alýnmasý kaçýnýlmaz bir þekilde bunun sonucu olan özel mülkiyet hakkýnýn da garanti altýna alýnmasýný gerektirir.Özellikle de emperyalist ve yabancý sermayenin ülkeye büyük oranda yatýrým sermayesi olarak çekilmesi noktasýnda özel mülkiyet hakkýnýn korunmasý ve garanti altýna alýnmasý hayati önem arzetmektedir. d-) Ülke ekonomisinin üretkenliði ve niteliði vede bununla uyumlu  olan gerekli insan  unsurunun yetiþtirilmesi ancak dünya piyasasýndaki rekabet aracýlýðý ve onun etrafýnda þekillenecek bir durumdur. Onun için ülke ekonomisinin odaðýna rekabetin yerleþtirilmesi ve onun aracýlýðý ile toplumun üretici güçlerinin düzeyini ve yeteneðini ölçmek ve ihtiyaçlarýný açýða çýkarýp bu temelde çözmek en doðru yöntemdir. e-)Özel mülkiyet hakkýnýn garanti altýna alýnabilmesi tek hukuksal bir sorun deðildir. Bununla birlikte toplanma,ifade,basýn ve örgütlenme özgürlüðünün de garanti altýna alýnmasý gerekmektedir.Çünkü ancak bu sonuncular sayesinde serbest giriþim ve özel mülkiyet hakký korunabilir.f-) Azýnlýk haklarýnýn garanti altýna alýnmasý ve Kürt ulusunun ayrý devlet kurma hakkýnýn tanýnmasý.1972 yýlýnda mallarýna el konulan Rum ve Ermeni vatandaþlarýn mallarýnýn güncel deðerleri gözönüne alýnarak para ya da gayri menkul olarak iade edilmesi g-)Fiziki ve manevi iþkencenin tamamen ortadan kaldýrýlmasý.h-)Kadýnýn erkek egemenliðinden ve ezilmesinden  kurtarýlmasý için ve erkek ile toplumsal alanda  eþit bir statüye gelebilmesi için kadýn lehine pozitif ayrýmcýlýðýn uygulanmasý. i-)  Farklý cinsiyetinden (örneðin eþcinseller) dolayý baský ve ayrýmcýlýða maruz kalmanýn tamamen önlenmesi ve bu noktada hukuki caydýrýcýlýðýn geliþtirilmesi. j-) Din,inanç ve vicdan hürriyetinin garanti altýna alýnmasý ve önündeki bütün engellerin kaldýrýlmasý vede türbanýn kamuda da tamamen serbest býrakýlmasý.Yine ayný þekilde Heybeliada Ruhban Okulu'nun açýlmasý ve önündeki engellerin kaldýrýlmasý k-) Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý'nýn laðvedilmesi ve devletin bütün dini inanç gruplarý ile olan organik ve ideolojik baðlantýsýnýn yokedilerek tamamen laik bir temele oturtulmasý.l-)Eðitimin tamamen laik bir temele oturtularak Ýmam Hatip Okullarý'nýn kapatýlmasý.m-)Özel yaþamýn dokunulmazlýðýnýn saðlanmasý ve iletiþim ve haberleþme özgürlüðünün tamamen garanti altýna alýnmasý. n-) Sosyalist siyasal sistem içerisinde faaliyet gösteren siyasi partilerin ve derneklerin aþaðýdan yukarýya doðru demokratik bir þekilde seçme ve seçilme ilkesine dayanýlarak örgütlenmelerinin zorunluluðu.o-)Ordunun,polisin ve bürokrasinin sosyalist devletin yeni ideolojik ve politik karakterine uygun olarak daðýtýlmasý ve yeni bir biçimde reorganize edilmesi. ö-) NATO gibi emperyalist politik ve askeri kurumlardan çýkýlmasý ve saldýrgan politik ve askeri anlaþma ve ittifaklarýn laðvedilmesi.p-) Vergi sisteminin ekonominin kalkýnma perspektifine uygun olarak kurulmasý ve örgütlendirilmesi.r-)YÖK ve benzeri kurumlarýn kaldýrýlarak üniversitelerin tamamen özerkleþtirilmesi.s-)Dokunulmazlýklarýn tamamen kaldýrýlmasý.þ-) Yasama,yürütme ve yargýnýn  baðýmsýzlýklarýnýn tam olarak saðlanmasý.t-) Ýþsizleri, engellileri, yaþlýlarý,kimsesiz ve çocuklarý kucaklayan Yaygýn bir Sosyal Güvenlik Sisteminin kurulmasý ve geliþtirilmesi. u-)Sanatçýlarýn eserlerinin koruma altýna alýnmasý ve telif haklarýnýn düzenlenmesi.    

35-Ýç politikada gerekli olan devrimci önlemleri ve reformlarý gerçekleþtiren sosyalist devrim dýþ politikasýnýn ana eksenlerini de bununla uyumlu bir þekilde belirleyecektir.Bu noktada Ermenistan,Kürdistan,Kýbrýs, Filistin,Ýsrail, Yunanistan,ABD,AB,Rusya ve Çin ile ilgili olarak çok önemli politik tutumlar belirlemek ile karþý karþýya kalacaktýr.

36-Bu noktada sosyalist devrimin bölge ve dünya meselelerine yaklaþýmýnda çok önemli ve tutarlý evrensel ilkelere dayanmasý zorunludur.Bu ilkelerin baþýnda a-) Uluslarýn ve ülkelerin politik hak eþitliðine sahip olmasý; b-) Politik hak eþitliði temelinde ortaya çýkan toprak bütünlüðünün ve güvenliðin uluslararasý temelde garanti altýna alýnmasý; c-)Ýnsan için zorunlu gereksinim maddelerinin (su,ekmek, enerji gibi) her ülkenin tedarik etmesinin garanti altýna alýnmasý d-) Savaþ,nükleer,biyolojik ve her türlü kitle yýkým silahýna karþý uluslararasý bir barýþ politikasý için mücadele edilmesi.e-) Irkçý ve milliyetçi hareketlere karþý uluslararasý çapta,burjuva demokrasisi ile geniþ bir iþbirliðinin geliþtirilmeye çalýþýlmasý. f-) Her ülkenin sosyalist devrimi o ülkenin iþçi sýnýfýnýn eseri olacaktýr ve dýþtan müdahale ve zorlama ile bir devrim ihracýna (Bolþeviklerin yaptýðý gibi), karþý olunduðunun açýkça deklare edilmesi.

37-Bu ilkelere dayanan sosyalist devrim, Ermeni sorununda çok önemli adýmlar atmakla yükümlüdür.Bu noktada ilk olarak 1915 yýlýnda Osmanlý Ýmparatorluðu döneminde,Ýttihat ve Terraki Partisi'nin uygulamýþ olduðu tehcir politikasýnýn bir Soykýrým olduðu kabul edilmelidir.Bu soykýrýmýn sonucunda Ermenistan'ýn bir bölümü Ermeni ulusu açýsýndan vatan olmaktan çýkmýþtýr.Sosyalist devrim Ermeni Soykýrýmý'ný insanlýða karþý iþlenmiþ büyük bir suç olarak deklare ettikten sonra bu noktada üzerine düþen maddi ve manevi yükümlülüklerini yerine getirmelidir.Bu noktada þunlar yapýlmalýdýr: a-)Türkiye'de bir Soykýrým anýtý yapýlmalý,24 Nisan günü Soykýrým anýsýna tatil günü ilan edilerek,önemli Ermeni þahsiyetlerin (Hrant Dink,Komitas Vartabet,Charles Aznavur,Kamo gibi) isimlerinin önemli yapýlara verilmesi saðlanmalý ve halkýn bu noktadaki ideolojik,politik ve kültürel eðitimi için çok yönlü seferber olunulmasýnýn saðlanmasý ve Ermeni ulusundan özür dilenilmesi. b-)Tehcir sýrasýnda mülklerine el konulan Ermenilerin mal varlýklarýnýn karþýlýðýnýn (tahminen 20-25 milyar dolar) Ermenistan'a ödenmesinin kabul edilmesi.c-) Ermeni ulusunun sembolü olan Aðrý Daðý'nýn (Ararat) Ermenistan'a jest yapýlarak býrakýlmasý.Bunun dýþýnda bir toprak iadesi varolan demografik yapýdan dolayý daha büyük ve içinden çýkýlmaz sorunlara neden olur.d-) Kafkasya ve Orta Asya'dan gelen Kürdistan ve Türkiye üzerinden geçecek olan enerji nakil hatlarýnýn Ermenistan üzerinden de geçmesi için gerekli  politik iradenin ortaya konulmasý. Ermenistan'ýn enerji nakil hatlarýna dahil edilmesi bölgede barýþý daha fazla teþvik edecektir.e-) Ermenistan'a uygulanýlan her türlü ambargonun ortadan kaldýrýlmasý. f-)Ermenistan ve Azerbaycan arasýnda Yukarý-Karabað sorunun barýþçýl çözümü için her iki ülkenin teþvik edilmesi ve bu noktada devrimci iktidarýn üzerine düþen görevi sonuna kadar yerine getirmesi. g-) Ermenistan'ýn varolan jeopolitik durumdan kaynaklanan (Türkiye,Azerbaycan ve Gürcistan arasýna sýkýþmýþ olmasý) güvenlik korkularýnýn giderilmesi.Bu noktada Türkiye ve Azerbaycan arasýna girecek olan Kürdistan'ýn Ermenistan ile iliþkilerinin çok boyutlu olarak geliþtirilmesi için cesaretlendirilmesi. Ermenistan'ýn bu jeopolitik sýkýþmýþlýðý,onu daha fazla milliyetçi politikalara iterek Rus emperyalizmi ile stratejik iliþkilere itmektedir. Ekonomik,politik ve güvenlik sorunlarý çözülen bir Ermenistan Rusya ile olan stratejik iliþkilerini giderek çözmeye baþlayacaktýr.Bu çözülme olmaksýzýn sosyalist devrimin Kafkasya ve Orta Asya içlerine kadar yayýlmasý imkansýzdýr.

38-Sosyalist devrim Kürt ulusu ve Kürdistan noktasýnda da çok önemli politik açýlýmlar yapmakla yükümlüdür.Kürt ulusal sorunu noktasýnda doðru orantýlar tutturmak ancak uluslararasý emperyalist sistem karþýsýnda doðru bir stratejik konumlanma sayesinde mümündür.Bu noktada sosyalist devrim: a-) Kuzey Kürdistan'ýn baðýmsýzlýðýný ve ayrý bir devlet kurma hakkýný tanýdýðýný deklare etmeli ve Kürt Ulusu'ndan geçmiþteki katliamlardan (Koçgiri,Þeyh Sait Ýsyaný , Dersim Ýsyaný vs.) dolayý özür dilemelidir. b-) Kuzey Kürdistan'ýn baðýmsýzlýðýnýn tanýnmasý, Türkiye'nin Kürt ulusu ve Kürdistan karþýsýnda bütün yükümlülüklerini yerine getirdiði anlamýna gelmez.Çünkü genç Kürdistan devleti,baðýmsýzlýk ile büyük ekonomik,politik,askeri ve güvenlik sorunlarý ile karþý karþýya kalabilir.Devrimci iktidar,yeni Kürt devleti ile hiçbir koþul dayatmadan ve dost iliþkiler çerçevesinde,onun baðýmsýz devlet olarak ayaða kalkýþ sürecinde,ona karþý ekonomik,politik ve askeri görevlerini yerine getirmekle yükümlüdür.Bu iliþkiler yeni Kürdistan devleti ile karþýlýklý rýzaya dayanýlarak düzenlenmelidir. c-)Sosyalist devrim,Kürt ulusunun, Birleþik Kürdistan yönündeki eðilimi ve isteðini mutlak suretle gözönünde bulundurmalýdýr.Ulus devletine kavuþacak olan Kürt burjuvazisi,Bütün Kürt pazarý üzerinde ekonomik ve politik hakimiyet kurmak isteyecek ve bu tarihsel durumu elde etmek için Kürdistan'ýn jeopolitik konumunu, bölge ve dünya güç denklemi içerisinde sonuna kadar kullanacaktýr.Komünist hareket Kürt ulusunun Birleþik Kürdistan  eðiliminin önünde durmamalýdýr.Tam tersine onun bu eðilimi ve isteðini akýllý politikalar ile desteklemeli ve onun bu hedefini bölgesel bir ekonomik ve politik oluþuma kanalize ederek, onun devrimci enerjisinden sonuna kadar yararlanmasýný bilmelidir.Bir noktayý asla unutmamak gerekir: Kürt ulusu kendi tarihsel çýkarlarýný maksimum düzeyde tatmin eden politik eðilimler ile birlikte hareket edecektir.Komünist hareket Birleþik Kürdistan politikasý ile Ortadoðu'da önalmalýdýr.d-) Komünist hareket Birleþik Kürdistan politikasýný, Ýran,Suriye ve Irak içerisindeki komünist ve devrimci hareketlerin canlý ve diri tutulmasýnýn önemli bir halkasýna dönüþtürerek,bu politikayý Türkiye,Kürdistan,Ýran,Irak ve Suriye arasýnda önce bir Konfederal sonra da bir Federal oluþumun tarihsel kaldýracý olarak ele almalýdýr.Birleþik Kürdistan olmadan bölgenin ekonomik ve politik entegrasyonu mümkün deðildir ve bu noktada komünist hareketin hata yapma marjý sýfýra yakýndýr. e-) Türkiye önderliðinde bölgenin enerji kavþaðý olma politikasýnýn gerçekleþmesi Birleþik Kürdistan'ýn oluþmasýna ve onun ekonomik ve politik istikrarýna baðlý olacaktýr. Üç eksenden Türkiye'ye  gelecek enerji nakil hatlarý (Kafkasya ve Orta Asya,Ýran ve Irak, Suudi Arabistan ve Suriye) Kürdistan üzerinden geçmektedir.Onun için Birleþik Kürdistan politikasý yönünden cesaretlendirilen Kürt ulusal hareketi ayný zamanda emperyalist etki alanýnýn dýþýnda kalma yeteneðini de elde edecektir.Aksi taktirde Kürt ulusu kendisine devrimci ve komünist hareketin dýþýnda müttefikler aramak zorunda kalacak ve sosyalist devrimin bölgede etkisini kýran ve durduran baraj rolüne soyunmak zorunda kalacaktýr.Bu ise komünist hareket açýsýndan büyük felaketlere yolaçar. f-) Ortadoðu'da önce bir Konfederal daha sonra da bir Federal oluþumun önünün açýlmasý bir Kürdistan-Türkiye birliðinden baþlayarak ve onlarýn etrafýnda giderek örülen bir politik ve ekonomik oluþum olarak baþlayabilir.

39-Ermenistan ve Kürdistan sorununu politik hak eþitliði temelinde çözen bir devrimci iktidar, ayný perspektif temelinde Kýbrýs sorununa ve Yunanistan ile Ege sorununa da yaklaþmalýdýr.Kýbrýs sorunun çözümünün önündeki en büyük engel,Kýbrýs'ta bulunan Türk Akeri Birlikleri ve Ada'nýn iþgalidir.Devrimci iktidar bu birlikleri geri çekerek ve Ada'nýn iþgalini sona erdirerek bir Birleþik Kýbrýs'ýn politik hak eþitliði temelinde kurulmasýnýn önünü açmaya çalýþmalýdýr. Geçmiþin acý hatýralarýný da gözönünde bulundurarak,askeri birliklerin çekiliþini geniþ bir uluslararasý diplomasi ile koordine ederek,Ada'daki Türk toplumunun güvenliðini garanti altýna alma ile birleþtirmelidir.Geçmiþ deneyim Ada'daki her iki topluma da Ada'yý bölmenin ve birbirlerini milliyetçi bir þekilde dýþlamanýn sadece Kýbrýs'a acý ve felaket getirdiðini açýkça göstermiþtir.Onun için sosyalist devrim,Ada'daki taraflara Birleþik Kýbrýs için mücadelenin barýþýn ve güvenliðin tek teminatý olduðunu belirtmeli ve her iki tarafý da bu yönde teþvik etmeli ve cesaretlendirmelidir.

40-Sosyalist devrim Yunanistan ile iliþkileri normalleþtirmeye çalýþmalý ve barýþý teþvik eden bir politika benimsemelidir.Yunanistan'ýn Türkiye karþýsýnda en önemli sorunu güvenlik sorunudur.Sosyalist devrim,Kýbrýs'ta askeri birliklerin çekiliþini Yunanistan'a karþý kurulan Ege Ordusu'nun laðvý ile birleþtirmeli ve Yunanistan'a yakýn olan bölgelerde silahsýzlanmayý saðlamalýdýr. Devrim Yunanistan'ýn güvenlik kaygýlarýný gidererek,onunla saldýrmazlýk ve dostluk anlaþmasý imzalamalý ve Ege'nin kara sularý sorununu Birleþmiþ Milletler çevresinde oluþturulacak bir komisyon ile çözme politikasýný benimsemeli ve her iki tarafý tatmin edecek barýþçýl bir anlaþma için çalýþmalýdýr.Bu barýþçýl politika her iki ülkenin silahlanmak için bütçeden ayýrdýðý payý düþürerek serbest kalan kaynaklarýn daha üretken bir þekilde kullanýlmasýna da yardým edecektir.Ayrýca devrim, geçmiþte Türkiye'de Rum vatandaþlara yapýlan haksýz muameleleri de teþhir ederek,onlarýn haklarýnýn iadesini gerçekleþtirmeye çalýþmalýdýr.
41-Sosyalist devrimin önemli rol oynayacaðý sorunlardan bir tanesi de Filistin sorunudur.Ermenistan,Kürdistan ve Kýbrýs sorunlarýna politik hak eþitliði temelinde yaklaþan ve görevlerini yerine getiren devrim,Filistin-Ýsrail sorununda büyük bir moral üstünlük elde edecektir.Filistin sorununda emperyalistlerin iki yüzlü ve tek taraflý politikalarý vede üstelik politik hak eþitliðini ortadan kaldýran yaklaþýmlarý bu sorunu çözümsüzlüðe itmiþ ve bölge halklarýný büyük acýlara sürüklemiþtir.Ortadoðu'da bölgesel bir ekonomik ve politik insiyatifin komünist hareketin ve devrimin önderliðinde geliþmesi vede demokratik devletlerin ortaya çýkmasý,Filistin sorunun çözümü için olumlu bir politik konjonktürün ortaya çýkmasýna neden olacaktýr. Sorunun çözümünün önündeki en büyük engel Ýsrail milliyetçiliðidir.Diðer taraftan Filistin ulusu içerisindeki antisemit ve dini-milliyetçi eðilimler de sorunun çözümünün önünde büyük engel oluþturmaktadýr.Ýsrail milliyetçiliði, Filistin ulusu içerisindeki antisemit dini-milliyetçi eðilimleri güçlendirmekte,bu sonuncular da tekrar Ýsrail milliyetçiliðini beslemektedir.Bu kýsýr döngünün kýrýlmasý her iki taraftaki milliyetçi eðilimlere karþý mücadele etmekten geçmektedir ki bölgesel devrimlere  bu noktada büyük görevler düþmektedir. Sorunun Ýsrail iç politikasýnda düðümlendiði ve Ýsrail'de devrimci-demokratik dinamiklerin yeterince ortaya çýkamamasýnýn Ýsrail milliyetçi-faþist güçler tarafýndan bastýrýlmasýnýn sonucu olduðu açýktýr.Komünist hareket Filistin sorununun Ýsrail'e dýþtan bir askeri müdahale ile çözülmesine ilkesel yönden karþý olmalýdýr.Sorunun çözümü Filistin ve Ýsrail'de birleþik bir devrimci komünist hareketin geliþerek her iki taraftaki gericiliði altetmesiyle mümkündür. Filistin'in ve Ýsrail'in etrafýndaki diktatör rejimlerin yýkýlmasýyla ve demokratik devrimci iktidarlarýn ortaya çýkmasýyla böyle bir dinamiðin ortaya çýkmasýnýn önü açýlmýþ olacaktýr.Bölgesel devrim ve Komintern Ýsrail'deki devrimci güçlerin geliþimini kolaylaþtýrmak için Ýsrail halkýnýn güvenliði noktasýnda net ve kararlý olmalýdýr.Yahudi halkýnýn Ýkici Dünya Savaþý'ýndaki Soykýrým anýlarý canlýdýr ve bu durum Ýsrail halkýnýn güvenlik kaygýlarýný canlý tutmakta vede Ýsrail milliyetçileri de bu durumu sonuna kadar sömürmektedirler. Filistin ve Ýsrail'in etrafýnda bölgesel bir demokratik konfederasyon ya da federasyon ortaya çýktýðý andan itibaren ve Ýsrail'e dýþtan bir müdahale ihtimali ve tehlikesinin ortadan kalkmasýyla,yine Filistin ve Ýsrail'de birleþik bir devrimci hareketin ortaya çýkmasýyla her iki ülkedeki gericiliðin temelleri giderek sarsýlacaktýr.Ayný þekilde bölgesel ekonomik ve politik birliðin ortaya çýkaracaðý ekonomik ve politik standartlar da Ýsrail ve Filistin halklarý açýsýndan cazip hale gelecek ve bu halklarýn bu birliðe üye olma eðilimlerini geliþtirecek ve güçlendirecektir.Ýsrail ve Filistin'in politik hak eþitliði temelinde ve bir devrim ile sorunlarýný çözmeleri ve bölgesel birliðe katýlmalarý güvenlik ve ekonomik istikrar sorunlarýnýn çözümüne de büyük katký yapacaktýr.Bu noktada sosyalist devrimin Birleþik Kürdistan aracýlýðý ile Ýran,Irak ve Suriye'de devrimci iktidarlara yolaçmasý ve bu devrimlerin bölgesel bir ekonomik ve politik birliðin kaldýracý haline gelmesi,Ýsrail iç politikasýný derinden sarsacak ve devrimci demokratik dinamiklerin önünü açacaktýr.

42-Devrimin dýþ politikada en çok dikkat edeceði noktalardan bir tanesi de Avrupa Birliði (AB) ile iliþkiler olacaktýr.Hiç kuþkusuz Türkiye'deki sosyalist devrim ve bunun Ortadoðu'daki, Kafkaslar'daki ve Doðu Akdeniz'deki politik etkileri en çok AB'yi etkileyecek ve kaygýlandýracaktýr.Devrimin yayýlma alaný AB'nin ekonomik can damarýný ve güvenliðini yakýndan ilgilendirmektedir. Onun için AB sosyalist devrim ve etkileri noktasýnda çok hassas olacaktýr. AB'nin devrime karþý politik tutumunun karakteri herþeyden önce devrimin AB'ye karþý politik tutumuna baðlýdýr.Herþeyden önce devrimin en önemli görevi,emperyalist güçlerin politik ve askeri düzeyini kendi nesnel tarihsel konumu ile ayný düzeyde tutacak bir politik strateji oluþturmaktýr.Bu noktada AB ile iliþkilerin genel çerçevesi þöyle olabilir:
a-Devrim alacaðý ekonomik ve politik önlemler ile AB'nin kendisine karþý alacaðý düþmanca politik tutumun düzeyini düþürmeye çalýþmalýdýr.Devrimci Türkiye'nin NATO'dan çýkmasý AB ve ABD tarafýndan düþmanca bir tutum olarak algýlanýlacaktýr.Türkiye AB ve ABD'yi Avrupa'nýn güvenliði noktasýnda güvence vererek rahatlatmalý ve  bu temelde onlarýn düþmanca tutumlarýný dengelemelidir.
b-Türkiye'deki yabancý sermaye yatýrýmlarýnýn ve dýþ borçlarýn güvenliði noktasýnda AB ve ABD'yi rahatlatmalý ve geniþ bir iþbirliðine açýk olduðunu belirtmelidir.
c-Avrupa'nýn enerji ihtiyacýnýn Türkiye üzerinden karþýlanmasý noktasýnda sýký bir iþbirliðine taraf olduðunu,Kafkasya,Orta Asya ve Ortadoðu'daki enerji kaynaklarý üzerinde emperyalist tekele karþý olduðunu ve bu noktada rekabet temelinde çeþitliliði benimsediðini,enerjinin bir þantaj aracý olamayacaðý politikasýný benimsediðini açýkça belirtmelidir.Avrupa'nýn enerji ihtiyacýnýn karþýlanmasýnda Türkiye'nin üzerine düþen görevi sonuna kadar yerine getireceði garantisi AB ve ABD'ye uygun bir diplomatik üslupla bildirilmelidir.Önemli olan Avrupa'nýn Rusya'ya olan enerji baðýmlýlýðýnýn azaltýlmasý ve bu noktada Avrupa'ya gerekli manevra alanýnýn açýlmasýdýr. Avrupa'ya açýlan bu manevra alaný,Türkiye'nin enerji kavþaðý politikasýna güçlendirici etkide bulunacaktýr.
d-Devrim Türkiye'nin AB'ye üyelik perspektifini yokedeceði için,Türkiye'nin AB'ye politik baskýsýný yokedecek ve onu rahatlatacaktýr.Ama Türkiye'nin AB ile iliþkileri pasif olmaktan ziyade aktif olacaktýr.Devrimci Türkiye AB'nin zayýf alaný olan Doðu ve Orta Avrupa'da etki alanýný Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Polonya ve Ukrayna doðrultusunda geliþtirmelidir.Devrimin bu hat boyunca etki alanýný geliþtirmesi ve böylece AB ile Rusya arasýna devrimci iktidarlardan oluþan bir tampon bölgenin yerleþtirilmesi,devrimin orta ve uzun dönemli çýkarlarý açýsýndan hayati bir öneme sahiptir.
e-Orta ve Doðu Avrupa'da devrimin etkisinin geliþmesi hiç kuþkusuz tek Türkiye'deki sosyalist devrimin gerçekleþmesine baðlý deðildir.Teorik olarak bu baþka nesnel unsurlar tarafýndan da desteklenmelidir ki komünist hareketin buna hazýr olmasý gerekir.AB'nin bu alanýnýn zayýf halka olmasýnýn ana nedeni emperyalistlerin (ABD,AB ve Rusya'nýn) bu alanda yoðun rekabet içerisinde olmalarýdýr.Bu alandaki bu emperyalist rekabet doðal olarak bu alaný bir zayýf halkaya çevirmektedir.
f-Ancak Doðu ve Orta Avrupa'da sosyalist devrimlerin geliþiminde komünist hareketin oldukça dikkatli olmasý  ve III.Enternasyonal dönemindeki hatalardan kaçýnmasý gerekmektedir.Doðu ve Orta Avrupa'da ABD-AB emperyalistleri ile Rus emperyalizmi arasýndaki nüfuz mücadelesinin kýzýþmasý kaçýnýlmazdýr.ABD-AB emperyalistlerinin hem Doðu ve Orta Avrupa'da ilerlemeleri hem Ortadoðu,Orta Asya ve Kafkasya'da iþbirlikçileri aracýlýðýyla nüfuzlarýný geliþtirmek istemeleri zamanla Rus iç politikasýnda milliyetçilerin etkisini arttýracak ve Rusya'yý zamanla Orta ve Doðu Avrupa'da milliyetçi-faþist hareketleri desteklemeye itecektir.Rus emperyalizmi Slav milliyetçiliði aracýlýðýyla AB'nin ve NATO'nun yapýsýný içten bozmaya çalýþacaktýr.Bu durum Avrupa'daki burjuva demokrasisinin yýkýlýþýnýn baþlangýcýný teþkil edebilir.Devrimci iktidar ve Komintern,Rusya'nýn bu tehlikeli politikasý karþýsýnda Avrupa'daki burjuva demokrasisi ile dikkatli bir blok oluþturmaya çalýþmalý ama onun içerisinde erimemeye de dikkat etmeli ve  burjuva demokrasisinin zamansýz yýkýlýþýna mani olmalýdýr.Komünist hareket Orta ve Doðu Avrupa'da her iki emperyalist grubun çekiþmesinden sosyalist devrimler için yararlanmalý ve her emperyalist gruba daha saldýrgan bir grubun buralara egemen olmasýndan ziyade saldýrgan olmayan ve barýþcýl bir dýþ politikaya sahip olan ve bu bölgeleri silahsýzlandýran bir sosyalist politik anlayýþýn her iki tarafýn çýkarýna olduðu mesajýný vermelidir.Öyle ki bir emperyalist grup, kendisinin  egemen olamadýðý bu bölgelere diðerinin de egemen olmasýný istemesin ve dolaylý olarak tarafsýz olan komünist hareketin geliþimini kolaylaþtýrsýn.Komintern emperyalistler arasýndaki bu çeliþkilerden dikkatlice yararlanmasýný bilmelidir.
g- Sosyalist iktidar,Avrupa'daki göçmen iþçilerin durumlarýný yakýndan takip etmeli ve bir "Avrupa Birliði Bakanlýðý" çerçevesinde Avrupa'daki göçmen iþçilerin haklarýný yakýndan izlemeli ve onlarýn maruz kaldýðý ve kalacaðý haksýzlar karþýsýnda gerekli tepkiyi gösterebilmelidir.Yakýn gelecekte Avrupa'da "yeni yahudiler" göçmen iþçiler olacaktýr ve daha þimdiden bir çok Avrupa'lý devlette özellikle de muhafazakar ve milliyetçi çevrelerde göçmen iþçiler Avrupa iþçi sýnýfýný bölmek için iç politika malzemesi olarak kullanýlmaktadýr ve ekonomik ve sosyal krizin geliþeceði bir konjonktürde bu ayrýmcý politikalar daha  da geliþecektir.Onun için komünist hareket göçmen iþçi politikasýna gereken önemi ve dikkati göstermeli ve her türlü ýrkçý ve ayrýmcý politikayý devlet düzeyinde teþhir etmelidir.
43-Devrimci iktidarýn kendi sosyal temelini saðlamlaþtýrmasýnda Rusya politikasý önemli bir yere sahip olacaktýr.Devrim nasýl ABD-AB emperyalist blokunu cepheden karþýsýna almayacaksa ayný þekilde Rus emperyalizmini de cepheden karþýsýna almaktan çekinmeli ve dolambaçlý yollar kullanmalýdýr. Bu temelde:
a-Devrim Rusya'nýn NATO karþýsýndaki temel sorununu doðru tespit etmeli ve bu temelde bir politik yönelim oluþturmalýdýr.Rusya'nýn NATO karþýsýndaki en önemli sorunu güvenlik sorunudur.NATO Rusya'nýn nüfuz alanlarýnda rejim deðiþiklikleri aracýlýðýyla ilerleyerek Rusya'nýn boðazýný giderek sýkmaktadýr. Rusya'nýn politik ve askeri çabasý ise bu çevrelemeyi durdurmak ve etkisiz kýlmaya yöneliktir.
b-Devrim NATO'nun Güneydoðu kanadýný iþlemez hale getireceði için Rusya'nýn güvenlik kaygýlarýnýn hafiflemesine neden olacaktýr.Devrimci iktidar saldýrgan politik ve askeri paktlardan çýkacaðý ve dýþ politikasýný barýþcýl bir þekilde kuracaðý için Rusya, NATO üyesi  bir Türkiye'den ziyade zayýf bir devrimci Türkiye'yi tercih edecektir.Devrimci Türkiye'nin tarafsýzlýðý dolaylý olarak Rusya için bir tür kazaným olacaktýr.Rusya bu fiili durumun hiç kuþkusuz sürmesini isteyecektir ki bu durum devrimci iktidara bir manevra alaný açacaktýr.
c-Devrimci iktidar nasýl ABD ve Avrupa'yý enerji ihtiyacýnýn karþýlanmasý noktasýnda rahatlatacak ise Rusya'yý da güvenlik noktasýnda rahatlatmalýdýr. Böylece karþýlýklý olarak her ikisini de dengelemelidir.Devrimci iktidar Rusya'nýn güvenlik rahatlamasýný onunla enerji iþbirliðinin geliþtirilmesi için kullanmaya çalýþarak enerji kavþaðý politikasýný güçlendirmelidir.
d-Rusya ile güvenlik ve enerji iþbirliði Kafkasya ve Orta Asya'da gerginliðin geliþmesine engel olmamalýdýr.Rusya Kafkasya ve Orta Asya'da politik nüfuzunu geliþtirerek ve buralardaki enerji kaynaklarý üzerinde tekel oluþturarak Batý emperyalistlerine ve onlarýn müttefiklerine þantaj politikasý uygulamak istemektedir.Devrimci iktidar,Komintern aracýlýðýyla bu bölgelerde özellikle de Rusya'nýn diktatör rejimlere dayanarak nüfuzunu geliþtirmesine engel olmaya çalýþmalý ve bu bölgelerde politik insiyatifi ele geçirerek Batý emperyalistlerinin de dolaylý desteðini elde etmeye çalýþmalýdýr.Batýlý emperyalist güçler kendi nüfuzlarýnýn geliþemediði bu bölgelerde Rusya'dan ziyade Batý ile güçlü bir enerji iþbirliðine açýk olan devrimci iktidarlarýn geliþmesini isteyecektir.Burada olacak olan Doðu ve Orta Avrupa'da olacaklarýn bir benzeridir.
e-Devrimci iktidar Rusya'nýn Baðýmsýz Devleler Topluluðu'ndaki uluslar üzerindeki baskýcý ve sömürgeci politikalarýna karþý oldukça hassas olmalý ve bu politikalarý her fýrsatta teþhir etmelidir.Devrimci iktidar BDT içerisindeki ülkelerdeki devrimci ve demokratik hareketin geliþmesi için her türlü desteði dolaylý ve dolaysýz olarak saðlamalýdýr.

44-Devrimci iktidarýn Çin emperyalizmi karþýsýndaki tutumu da oldukça önemli olacaktýr.Çin Komünist Partisi'nin iktidarý dünya kamuoyunda komünizm ile ilgili olarak yanlýþ fikirlerin oluþmasýna neden olmaktadýr ve devrimci iktidarýn ÇKP karþýsýnda farklýlýðýný ortaya koymasý ve böylece onun gerçek karakterini su yüzüne çýkarmasý önemlidir.Çin, komünist biçim altýnda bir bürokratik ve milliyetçi iktidara sahiptir ve bu durum giderek onun ekonomik temeli ile tezatlýk oluþturmaktadýr. Devrimci iktidar:
a-Çin'in Tibet,Uygur gibi uluslar üzerindeki sömürgeci ve baskýcý politikalarýna karþý çýkmalý ve bu uluslarýn kendi kaderlerini tayýn haklarýný desteklemelidir.
b-Çin'deki insan haklarý ihlallerini teþhir etmeli ve Çin'deki devrimci ve demokratik hareketin geliþmesini desteklemelidir.
c-Komintern aracýlýðý ile Çin'de milliyetçi ve bürokratik etkilerden arýnmýþ bir komünist hareketin geliþmesine güçlü bir destek vermelidir.
d-Bununla birlikte geliþen Çin ekonomisinin, devrimci iktidarýn etki alaný içerisindeki enerji kaynaklarýndan yararlanmasý için iþbirliðinin geliþtirilmesine de açýk olunmalý, ekonomik ve ticari iþbirliði teþvik edilmelidir.

45-Türkiye'de sosyalist devrimin belirli bir süre ekonomik ve politik istikrarýnýn saðlanmasý,onun etrafýndaki bir çok bölgede (Ortadoðu, Kafkasya, Orta Asya,Doðu ve Orta Avrupa,Doðu Akdeniz) ideolojik,politik ve kültürel olarak etkisini daha yüksek sosyalist deðerler çerçevesinde geliþtirmesine ve bu bölgeleri yeni bir bölgesel blok temelinde ayaða kaldýrma gücüne baðlý olacaktýr.Bu ise emperyalizm karþýsýnda doðru bir tarihsel konumlama ile el ele giden ve baðýmsýz bir enerji politikasýnýn öncülük ettiði ve bu temelde ekonominin vurgusunun dünya piyasasýndaki rekabet koþullarý temelinde yavaþ yavaþ konumlandýrýldýðý bir bölgesel ekonomik ve politik entegrasyona yolaçmalýdýr.Bir bölgesel ekonomik entegrasyon ancak bir bölgesel politik entegrasyon sayesinde ortaya çýkabilir.

46-Bu noktada bölgedeki sosyalist devrimler ve burjuva demokratik devrimlerin ve bu iki biçim arasýnda ortaya çýkacak çeþitli derecedeki biçimlerin bir toplamýndan oluþan karmaþýk ve çok vitesli bir bölgesel entegrasyon anlayýþýný gözden uzak tutmamak gerekir.Komünist hareket bir çok vitesten oluþan bir bölgesel politik ve ekonomik organizasyonu belirli bir tarihsel hedefe doðru yönlendirmede gerekli olan entellektüel ve stratejik olgunluða sahip olmalýdýr.

47-Bölgesel ekonomik entegrasyon bölge ülkelerine çok önemli bir imkan sunacaktýr:Ekonomileri için gerekli piyasa derinliði ve geniþliðinin saðlanmasý. Ama yine de bölgesel ekonomik entegrasyon, emperyalist ekonominin ve dünya piyasasýnýn bir parçasý olacaktýr ve ona baðýmlý olacaktýr.Ancak buradaki baðýmlýlýk direkt emperyalistlere bir baðýmlýlýk deðil,onun tarihsel eðilimlerine bir baðýmlýlýktýr.Emperyalist sermayeye genel olarak baðýmlýlýk ille de ona politik olarak baðýmlý olmayý gerektirmez.Ancak doðru ve gerekli politikalar oluþturulmadýðý taktirde zamanla ekonomik baðýmlýlýðýn politik baðýmlýlýða dönüþmesi kaçýnýlmazdýr.Bu ise sosyalist devrimlerin daha geniþ ve derin bir biçimde tarihsel olarak kendisini sürekli kýlabilmesine baðlýdýr. Bu tarihsel sürecin ideolojik,politik ve örgütsel olarak garanti altýna alýnabilmesi de Komintern'in en yüce görevidir.

48-Sosyalist devrim ya da devrimler vede onlarýn etki alaný içerisindeki deðiþik derecelerdeki burjuva demokratik demokrasiler,bölgesel bir ekonomik entegrasyon kurabilmelerine karþýn, çok büyük ekonomik proje ve  þantiyeler için ( örneðin Avrupa'yý Asya'ya baðlayacak ve yine bölge ülkelerini birbirine baðlayacak,enerji nakil hatlarý, demiryollarý ve oto yollarýn inþaasý için;nükleer santrallerin kurulmasý için, uzay sistemlerinin geliþtirilmesi için,depreme dayanaklý imar planlarýnýn geliþtirilmesi ve yaygýnlaþtýrýlmasý için,yeraltý kaynaklarýnýn keþfi  ve çýkartýlmasý için vs.) emperyalist sermayeye baðýmlý olacaktýr.Emperyalist ülkelerin sermaye stoklarýný onlara bir baðýmlýlýða yolaçmadan bölge ekonomisine aktarýlmasý dünya genelinde çok akýlý bir strateji ile birlikte,katý ve esnek metodlarýn doðru bir þekilde birbirine baðlanmasýný zorunlu kýlmaktadýr.

49-Sosyalist devrim ve Komintern, bölge ve dünya politik sorunlarýnýn çözümünde, ülkeleri Birleþmiþ Milletler etrafýnda bir araya getirme ve iþbirliðine sokma doðrultusunda hareket etmeli ve cesaretlendirmelidir. Ýkinci Dünya Savaþý sonrasýnda oluþturulan NATO ve Varþova Paktý ve yine günümüzde NATO ve Þangay Ýþbirliði Örgütü (ÞÝÖ) gibi politik ve askeri paktlarýn oluþturulmasýna karþý çýkmalýdýr.Bu tür saldýrgan paktlar küresel kurumlarýn geliþmesine ve nihayetinde dünya piyasasýnýn geliþmesine engel olmaktadýrlar.Ýster Konfederel isterse de Federal bir biçimde ya da baþka bir biçimde ortaya çýksýn,bölgesel politik organizasyon, NATO ve ÞÝÖ gibi bir saldýrgan ordu kurmaktan ve bu temelde silahlanma yarýþýný körüklemekten özenle kaçýnmalýdýr.

50-Bölgesel politik organizasyon,hiçbir saldýrgan politik ve askeri pakta dahil olmamalý ve buna öncülük etmemelidir.Savunma politikasýný, ülkenin bir iþgali durumunda bir yýpratma savaþý uygulama biçimine göre ayarlamalýdýr.Belirli bir profesyonel ordu ve savaþ döneminde bu profesyonel çekirdeðin etrafýnda giderek oluþan halk milislerinin birlikteliðinden ortaya çýkan bir savaþ konsepti savunma için yeterlidir.Bu tür bir savunma savaþýnýn ise hafif silahlar ile yürütülen bir tür gerilla savaþý olacaðý kendiliðinden anlaþýlýr. Savunmaya ve yýpratma savaþýna dayalý bir ordu ve savunma konsepti,devrimi, güvenlik noktasýnda Komintern aracýlýðý ile baþka ülkelerin devrimci hareketlerinin kaderine çivilemiþ olacaktýr. Nasýl sermayenin uluslararasýlaþmasý, ulusal ve bölgesel piyasalarý birbirine baðlamaya ve entegre olmaya götürmekteyse ayný þekilde giderek "bütün ülkelerin kamuoylarýnýn da bir küresel entegrasyonuna" yolaçmaktadýr. Bu durum bir küresel politik tepkinin kanallarýnýn oluþmasýna yolaçmakta ve doðru bir þekilde kullanýldýðý zaman emperyalist ülkelerin "geri hatlarýnýn" baský altýna alýnmasýný kolaylaþtýrmakta ve emperyalist politikanýn dengesinin bozulmasýnda önemli bir olanaða yolaçmaktadýr.

51-Sosyalist devrim ve Komintern,NATO ve ÞÝÖ gibi askeri paktlardan ziyade, BM etrafýnda "Kollektif bir Güvenlik Örgütü"nün oluþturulmasý için çalýþmalýdýr.Dünya genelinde yürütülecek böyle bir politika hem barýþçýl bir yapýya sahip olacak hem de NATO ve ÞÝÖ gibi askeri bloklar üzerinde baský olþturacak ve onlarý sýnýrlandýran ve emperyalistleri teþhir eden bir politikaya dönüþecektir.

52-Saldýrgan olmayan ve barýþçýl bir dýþ politika,emperyalistlerin ona karþý sýký ittifakýný da önleyecek ve kendi aralarýndaki düþmanlýklarý körükleyecektir. Devrimin dýþ dünyaya karþý biçimsel gevþekliði,emperyalistlerin ona karþý daðýnýk yapýsýný sürdürecektir.Devrimin biçimsel zayýflýðý aslýnda emperyalistlerin kendi aralarýndaki güç ve nüfuz mücadelesini daha canlý tutacaktýr.

53-Komintern'in BM etrafýnda "kollektif bir güvenlik örgütü" oluþturma anlayýþý,BM'nin köklü bir reformdan geçmesini zorunlu kýlmaktadýr ki, BM'nin bu köklü reformu noktasýnda Komintern'in ve sosyalist devrimin anlaþýlýr ve doðru bir programa ihtiyacý olacaktýr.

54-Sosyalist devrimin burada ortaya konulan  ekonomik,politik ve diplomatik dengesi sadece bir emperyalist ülkede sosyalist devrimin ateþinin yakýlmasý için bir "nefes molasý" ihtiyacýnýn gereklerine göre düþünülmüþtür ve kendi kendine yetmesi kesinlike sözkonusu deðildir.


|
_ _